insânü’l-ayn

 

insânü’l-ayn

                                                                                                  Ercan Yılmaz’a

                                                                                                ‘Pupil’ yazısına hürmeten.

 

Gözün bebeği, için iç kapısı.

Pupilla.

Gülnur.

Suveyda.

Gelincik.

 

Okudum ve bana bunlar kaldı, içim ışığını nasıl aldı?

Gözüm nasıl gıdalandı? Nur nasıl siyaha yandı? Zulmet nasıl rahmete nur ile kalb oldu? Kalpleri evirip çeviren kim?

Rüzgarlar, gemiler, gök, eflak görmüyor musunuz?

 

Gören göz, tepeden tırnağa göz olmak ile bir.

Rüyayı gören göz mü? Beden hangi gözü ile rüyadan haberli?

Varlık, gözü olan o halde.

 tüm varlık -ekvan- göz ile var.

 Her gözü olanın göz bebeği,- pupilla, yavru kızı, safi nefsi-  var.

Varlıklara göz veren, hoşca bakılsın diye güllü zat’a, nur ile var etti.

Göz gülü nur bilir.

 

 

 Pupil, nokta. Noktadan ne geçer, lemadan gayrı?

Dar kapı derken Hz. İsa, sadece ışığın geçeceği kadar dar bir kapıdan mı bahs açmıştı acaba?

 Sonra Kuran, ‘la tubsirun’ diyerek , ‘görmüyorsun nefsinde olanları diye, incelmedin nezaketle durulmadın,’ demiş değil midir? Sadece ışık hüzmesi olana kadar, o zamana kadar görmek, hakkı ile görmek değildir.

 Sen daha nur ve siyahta egleş. Zulmet sarsın dört yanını. Nur ve siyahı aynı anda idrak etmek sana uzak daha.

Nurusiyaha ağlayamadım,  gözümden damla düşmedi. Belki damla düşse gözümden, yuyunsam bir kere gözümde, loş odalar mektebinden mezun, sebepsiz hüznüme müsebbip, kara sevdama melankolik olabilirim. Nur ile siyahı, nurusiyah edebilirim.

Ağlasam gözümden yaş gelir. Gözüm temizlenir ve görürüm belki. Nokta temizlenir. Bilirim bir nokta gözü kör eder hemi. Bu nokta ah... görmem için var orada.

 

Pupil delik. Kara deli’k. nokta kadar bir delik.

Kara deli.  02.05.2025

 

 


 

 

 

KARA DELİ



        süveyda,

        karanlık mıdır hep lekeler?



        aş
        k/ilim dokumaz,
          noktadadır bütün alem.

        ar/
        z anda olur....
          'kün!'


        delirmiş yağan yağmur
        ıslanmayan gönül
        bir damla gül
        basimda
                sin
        nun.


        kaf,
        nun'dan bir dağa çarptı.....
        herşey anka.
        hayy
            red!!!


                 
Mehmet Tuna, mayıs 21, 2013

 

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar