miraçname - üç şiir
İnci/ten
Paslı merhem,
nur imge,
siyah gül;
Hepsini
geçtim gecenin ışığında,
hepsi
geçti geceden.
Gençtim, ‘gencinen’
diye sırlanan harabat ehli vardı.
‘Paslı
merhem’, nazik kurtlarını şifaya mazhar eyledi.
‘Nur
imge’, ‘siyah gül’e muaşaka teklif etti.
Hakikat,
dürr-i yetim.
Ne mehmet
ne tuna ne de emrullah,
isimlerin
galip geldiği yerde,
Esma’sına
isimsiz adıyorum kendimi.
Başka
bildiğim yok.
Yok’u
bilmek için onca ‘bilgi’.
Yoksam,
var ol.
Varla yok
arasızlığında incinen hakikat.
İncin--
Sin.
gülnur
‘inci ten’ kanatlarıyla arz-ı endam edince Namus,
Güzel’in güz eli,
ufkun uçurumunda suspus
imkan ve vücub
ortasında füsus
Gül’e Nur…
ey ins
an ki sana
mubeşşirat,
hakikat
o iki yayın
arasından sızmada halen rüyalarına.
mekan/sızım. arş-ı
âlâ nam burak mekandır gül kalbine.
ya sin;
hazinen olan
sır, işte sen, sadrı azam,
karalı parça,
saklanmada beyt-ül haramda.
rüyayım gör beni. ada kendini, tedbir terk ettiğindi, ada/
k/ün,
olmaktan
emir, şanı ‘selamun kavlen’.
süt, ikramdır,
kan, ‘nuri
siyah içre nuru iman’.
dîl, çırası
gökte tüten.
***
dünyadasın işte paslı merhemde
geldi rüya düştü yere
arza insan uykuya rüya
ahire yakaza
‘şeb efruz’ talihin yüzüne baka baka
sen de düş yare
aşkın yanık nefesi
bak
gör görebilirsen içini
göz gözü görmüyor duman
ciğerde ‘len terani’
selim ateş çok harlı
körük heva dolu
ki nokta kör eder gözü
aşkın batıni sözü
ilim nokta… ben cahil
seyreyledim içimde büyüttüğüm şiiri
kalp kara kızıl et, niyet bakir mücerret
İki kanatlı kapıdan evi, inşa et.
mısra-ı berceste ile göğe çıkan şah--
eser, essin.
‘çeşmini gördüm unutdum derdi de dermânı da’
gözü gör
nokta…





Yorumlar
Yorum Gönder